Uğur Böceği / D. H. Lawrence

IMG_1348Uğur Böceği, D. H. Lawrence’ın Kavis Kitap’tan çıkan eseri. Ben Nilüfer Sahni çevirisiyle Ekim, 2009 baskısını okudum. (Çevirinin kesinlikle iyileştirilmesi gerekiyor, yığınla hata vardı.)

1. Dünya Savaşı’nın sonları. Bohemyalı Kont Johann Dionys Psanek, İngilitere’de bir hastanede esirdir. Hikayenin kadın kahramanı olan Daphne’nin iç bunaltacak derecede iyi niyetli annesi Leydi Beveridge tarafından hastanede odasında keşfedilir ve rahat bulamaz. Leydi Beveridge elini çeker adamcağızdan, bu sefer “işlevsiz” ev kadını Daphne ona musallat olur. Kontun savaş öncesi halinin tasviri çok eğlenceli. Sürekli küçük adam deniyor; egzotik, vahşi bir çekiciliği olduğu söyleniyor. Şeffaf burnu ve seyrek kılları nedeniyle sakalı ve bıyığından görünen narin(!) teni de cabası! Karısı ve çocukları da var kontun. Savaş sırasında adamdan kaçmışlar. Savaşta yaralanıp esir düşüp de bu denli özyıkım meraklısı haline geldiği hissettirilen kontun, savaş öncesinde de çok çekilir bir adam olmadığı hissi yerleşti içime.

Tanrıça kılıklı Daphne ve mitolojiden fırlamış gibi anlatılan, yine bir yerlerde esir düşmüş kocası Basil muhteşem evlilik kurumunu canlandırıyor canlandırmasına da Leydi Daphne’nin aklına kurt düşüyor; yer yer bok böceği, yer yer uğur böceği formunda. Yaşadığı fazlaca pırıltılı, kenarları düzeltilmiş, sivrilikleri törpülenmiş hayattan ve inanılmaz sıkıcı kocasından sonra yıkıma; hem kendi yıkımına, hem dünyanın tepetaklak oluşuna hastalıklı bir merak duyan Kont Psanek’in çekiminden kaçamıyor. Beyaz ve mezar taşı kılıklı aşktan karanlık ve derin, gecelerin aşkına Kont’una Psanek’ine geçiyor. Ama gündüzler hep daha güvenlidir, değil mi?

Yılan bile dişisini bulur ve dişisinin ağzında da erkeği kadar zehir vardır.

“… Aşkta da aynıdır. Bizim bu beyaz aşkımız da aynıdır. Gerçek, aşkın beyaza boyanmış mezarıdır ve sadece gerçek aşkın tersidir. … … Güzelliğiniz beyaza boyanmış bir mezardır.” “Kozmetikleri mi kastediyorsunuz?” dedi Daphne, “bugün hiç kullanmadım, pudra bile yok.” (Tam burada kahkaha attım, hem de böyle bir kitapta!)

“Ah, ama benim seçilmiş soylum onu seçenlere derdi ki, ‘beni seçerseniz, beni yargılamaktan sonsuza dek vazgeçmelisiniz. Gerçekten beni izlemeyi seçtiyseniz , böylelikle beni eleştirme hakkınızı yitirmiş olursunuz. Bundan böyle beni ne onaylayabilirsiniz, ne de onaylamazsınız. Kutsal seçim eylemini gerçekleştirdiniz. Bundan böyle sadece itaat etmelisiniz.'” (Tanıdık geldi mi?)

Küçücük bir kitap. Lady Chatterley’in Sevgilisi size de çekici gelmediyse, bana olduğu gibi, Uğur Böceği’nden de çok hazzedeceğinizi sanmıyorum, ne kadar derin okumalar yaparsanız yapın.

Kitap kapağında bitişik yazışmasını umursamadım, ayrı yazılır çünkü “uğur böceği”. Bir de o nasıl bir kapak öyle, pembe çiçek üstünde uğur böceği mi?? Gerçekten mi? Harlequin serisi kapakları gibi olmuş.

Etiketler:,

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  Sitede yayınlanan tüm yazılar özgündür. @2009-2016 Başa Dön ↑