The Twilight Saga: New Moon

The Twilight Saga: New Moon, 2009 mahsulü.

İlk filmi bu da nesi diye rastlantı eseri seyrettiğim, ardından o korkunç seriyi bir çırpıda okuyup bitirdiğim Twilight çılgınlığının ikinci halkası. İçimde sakladığım 14 yaşındaki ergen kız çocuğuna bu akşam verdiğim hediyedir kendisi. (O kadar utanıyorum ki, tek başıma gittim sinemaya, he he) Ayrıca bütün bu vampir sayıklamalarımın da başlangıcıdır! Bütün cıkcıklayanlar, ayıplayanlar… Ayıplamayın, bir gün sizin de başınıza gelir vallahi!

Yakında şöyle bir şey giyip gezeceğim:
İşte o zaman birazcık ayıplayabilirsiniz, ama birazcık lütfen!

Filme gelince… Korkunçtu. Bella, ki Kristen Stewart adlı oyunculuktan bihaber olduğunu düşündüğümüz yeni yetme idi, azıcık daha iyi oynamaya başlamış. Ikınıp durmuyor en azından. Kasılmaları azalmış. Doğum yakın sanıyorum. Kabus sahnelerinde çıkardığı sesler ise inanılmazdı. Ayol ben öyle bağırsam, kendi sesime zıplayarak uyanırdım. O nasıl bir canhıraş kabus görmedir. Bir de ne görüyorsun bacım öyle ciyak ciyak?? Göstermediler de filmde, bilemiyoruz yani.
Bu vampir sevdasına beni bulaştıran Edward‘a ise bi şey dersem iki olsun. Abicim, naptın sen yahu?.. Dali’yi canlandırmış adamsın, neden böyle tepetaklak gidiyorsun? O habire ıkınma hali bulaşıcı mıdır nedir, öpüşmenin sana eziyet olduğunu bile ıkınmandan anlamamızı bekliyordun. İlk filmde sen Kristen’e gol atmıştın, bu filmde o seni hoplatmış, kusura bakma.
Jacob… Canım, hiç tipim değilsin biliyorsun. Hoş tipim olsan kaç yazar, benden bilmem kaç yıl sonra doğmuşsun ama olsun. O simsiyah saçların, kalın dudakların, buğday teninle, hele o ekose gömlek desenli karnınla bana hiç çekici gelmediğini söylemeliyim. Talk pudrayla pudralanmış, üç beş tel tüyü olan Edward bile senden güzel o haliyle, kusura bakma. Bir de şu şortlarını azıcık yukarı çek, kıçının çatalı görünüyor bütün film boyunca.
Alice, şeker hatun. Öhm… Vampir. Her ne kadar tasarımcı elinden çıkmış gibi giyinmesi gerekiyorduysa da o sarı yavrunun içindeki kılığından başka bir şeyi beğenemedim ben.
Bir de Dr. Carlisle Cullen var tabi. Peter Facinelli sarı kafa olsun! Evet, olsun. o gözleri de kehribar rengi olsun. Boyu da 1.78, eh idare ederiz artık. Evimin kadını, çocuklarımı anası olurum ama sarı kafa olursa. Yoksa avcunu yalar. Uyumsuz hanım geldi aklıma. Bu kafası sarıya boyanmış arkadaşların Spike ile bir alakası olabilir mi acaba? Ergenliğimin travması da Spike mı yoksa? Spike demişken… Size armağanımdır Uyumsuz hanım!

*Filmin notu mu? 2/10. Eh… Elden gelen bu.

Etiketler:, ,
Latest Comments
  1. seciloc |
  2. simplelife |
  3. Bir kadın |

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  Sitede yayınlanan tüm yazılar özgündür. @2009-2016 Başa Dön ↑