The Twilight Saga: Breaking Dawn – Part 2

The Twilight Saga: Breaking Dawn – Part 2, 2012 yapımı.

Serinin bu filminden neler öğrendim?

-Vampir olarak uyanılan ilk gün kopkoyu olan göz makyajı ilerleyen zamanlarda hafifliyor. Vampir olunca default rimelli bir kadına dönüşülüyor. Vampir olmak, kalıcı makyaj yaptırmak gibi bir şey.

-Kristen Stewart’ın seri boyunca kurduğu en uzun cümleye çok güldüm. “Kızıma bula bula Loch Ness Gölü Canavarı’nın adını mı buldun?” dedi ya, evet evet, kurdu bütün bu cümleyi, bir kez bile ıkınmadan.

-Bella ve Edward’ın evi hiç de çevre dostu değil. O ne kadar çok aplik, abajurdu öyle! N’aptınız, aydınlatma firmasıyla sponsorluk anlaşması filan mı imzaladınız?

-Bella ve Edward artık sevişebilir, yüzüklerini de gözümüze beş yüz soktuklarına göre artık biliyoruz ki evliler, içimiz rahat edebilir. Muhafazakar vampir mi olur! Eriiiiic, neredesin, çabuk gel, sıkıldım bu şapşallardan!

-Brian Moser vardı dizide, inanılmaz! Dexter’ın kardeşi olarak öyle bi benimsemişim ki onu, o aptal bol pudralı makyaj içinde çok ama çok garipsedim.

-Pis ispiyoncu Irina, seni Lost’ta da sevmezdim zaten, kafanı kopardılar, iyi oldu. Pis ispiyoncu. Bacakların da bi enteresan zaten.

Kebi rolündeki hatun, enteresan bir tip, başka yerlerde de denk gelmiştim. Vampir olmamış sanki pek.

-Savaş sahnesini sevdim. evet. Jane rolündeki Dakota Fanning‘i acayip karizmatik buluyorum, konuşmuyor bile, korkunç Prada ayakkabılara rağmen sevebilirim seni Dakota.

-Salonda 3 tane yaşını başını almış amca vardı. En az 60. Hadi ben kendime eziyet ediyorum amcalar, size n’oluyor? Hangi akla hizmet izliyorsunuz bu filmi?

Aaa… Rüyaymış. 🙂

4/10. Bu da sırf Kristen ve Robbert artık daha az ıkınarak rol yapmayı becerebildiler diye.

Etiketler:, ,
Latest Comments
  1. Bir Kadın |
  2. Anonymous |
  3. Bir Kadın |

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  Sitede yayınlanan tüm yazılar özgündür. @2009-2016 Başa Dön ↑