The Hobbit: An Unexpected Journey

The Hobbit: An Unexpected Journey, 2012 yapımı.

Orta Dünya meraklıları tarafından hevesle beklenen bir filmdi sanırım Bilbo Baggins’in bilinmeyene yolculuğu. Benim öyle hayranlık derecesinde bir ilgim olmadığı için yorumlarım yüzeysel kaçabilir. Hatta serinin fanatiğiyseniz, anlaşamayız sizinle muhtemelen.

Yüzüklerin Efendisi’ni bundan 10 yıl önce, Türkiye’de henüz bu kadar bilinmezken okumuştum. Ardından filmlerini de izleyip gerçekten tat alarak geride bırakmıştım. Hobbit’i de yapım aşamasında takip ederken Guillermo del Toro’nun filmin yönetmeni olma ihtimalini duyunca, itiraf edeyim, heyecanlanmıştım. Kabul, Yüzüklerin Efendisi destansı idi; Orta Dünya’nın enteresan ırklarının savaşlarını izlemek, perdede o coşkuya şahit olmak güzeldi de… Biraz da masal havası görmek istiyordum ben. Guillermo del Toro bunun için biçilmiş kaftandı. Ama sonra olmadı. Aynı yönetmenle yollarına devam edeceklerini açıkladılar, ilk hayal kırıklığını orada yaşamıştım..

Serinin diğer filmlerini izlemekten beni alıkoymayacak olmasına rağmen Unexpected Journey hakkında gayet olumsuz fikirlerim olduğunu söylemem lazım. 300 sayfalık bir kitaptan 3 film çıkarmak neyse de, daha ilk bölümünü 170 dakika yapmak… Bütün o gereksiz diyaloglar, savaş çığırtkanlıkları, Türk dizisi kıvamında bakışmalar, cücelerin Bilbo’ya güvenmediklerini vurgulayan bilmem kaçıncı konuşmaları… Uzadıkça uzayan sahneler! İnanılmaz sıkıldığım anlar oldu sinema salonunda, sonlarına doğru uyumadıysam tek sorumlu rezil koltukları olan Cinemaximum sinemalarıdır! Filmde seyretmekten en çok zevk aldığım tabii ki yine Cate Blanchett idi. Sen nasıl bir canlısın, nasıl bir kadınsın Cate Abla! O yamuk burnuna rağmen nasıl böyle ışıldayabiliyorsun, dünya çapında ünlü pek çok kusursuza yakın kadından daha uhrevi görünebiliyorsun! Galadriel kitapta yer almıyormuş, ona rağmen Cate Blanchett’i görmek Hobbit’e dair en güzel anımdır!

Bir de Gollum gerçeği var tabii. O tuhaf yaratığın içinde nispeten iyi Smeagol ile kötünün vücut bulmuş hali Gollum’un çatıştığı anları izlemek nasıl bir zevkti öyle! Bilmece sahnesinin fazlaca uzamış olması Gollum, Gollum’un bakışları, gidip gelişleri, her kelimeye eklediği “sss”ler nedeniyle zerre kadar rahatsız etmedi beni. Bu tuhaf yaratığı canlandıran oyuncu inanılmaz bir adam gözümde!

Bu film sinemada izlenir. Akşam 10 seansında izlenmez; benim gibi yerinde duramayan bir tipseniz hele, 170 dakika eziyete dönüşür gecenin bir yarısı. Kitapların hayranı iseniz muhtemelen sevmeyeceksiniz. Siz ki Yüzüklerin Efendisi’ne bile laf etmiş hayranlarsınız, bunu yerden yere vurmanız gerekir! Ama yine de izlemek lazım, o dünyayı 3 saat boyunca gerçek sanmak bile çok eğlenceli.

6/10.

Etiketler:, ,
Comments
  1. YUSUF KAAN KIR |

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  Sitede yayınlanan tüm yazılar özgündür. @2009-2016 Başa Dön ↑