The Hangover

The Hangover, 2009 yapımı.

Taze taze yenisi de çıkmışken ve “daha izlemedin mi sen onu?” sorularına maruz kalırken vaktin geldiğine karar verdim ve çılgınlar gibi(!) eğlenmek üzere oturdum başına.

100 dakika boyunca birkaç kez tebessüm ettim. O kadar… Beklentimi çok yüksek tuttum da o yüzden böyle bir sonuç almış değilim. Gerçekten… Neyin o kadar komik olması gerektiğini anlamadım ben. Fazlaca standart, çoğunlukla klişe, nadiren de sevimli bir filmdi. O sevimli anlarından tebessüm ettim işte. Kalanında sadece takip ettim.

Afişte görünmeyen Doug evlenecektir. Bekarlığa veda kutlaması için 4 arkadaş Vegas’a giderler. Hızlı bir gecenin ardından Doug’u kaybetmiş olarak uyanırlar. Gün ve gece boyunca onu arama çalışmalarını seyrederiz. (Komik olması gereken yerler buralardı sanıyorum.) Bir ara Mike Tyson’u gördüm ve güldüm, evet. Doug’u bulurlar, ilk bakmaları gereken yerde ve düğüne yetiştirirler son dakikada. Gelin de onu kabul eder ve evlenirler. Tek dişi olmayan dişçi arkadaşları da, kontrol manyağı, sevimsiz sevgilisini şutlar düğün esnasında. Alan’ın barmenlik sertifikası almak istediğini söylediği yerde güldüm.

Gerçekten… Standart bir filmdi bu ve ikincisi için istek duymuyorum artık. Onun yerine Superbad‘i yeniden izleyeceğim.

5/10.

Etiketler:,
Latest Comments
  1. Hayal Kahvem |
  2. Bir Kadın |
  3. Hayal Kahvem |
  4. Bir Kadın |
  5. Hayal Kahvem |
  6. Bir Kadın |
  7. Hayal Kahvem |
  8. Bir Kadın |

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  Sitede yayınlanan tüm yazılar özgündür. @2009-2016 Başa Dön ↑