The Box

The Box, 2009 yapımı.

Standart Amerkalı hayatı süren evli bir çiftin kapısına yüzünün yarısı heba olmuş bir adam, ahşap bir kutu bırakır ve buyurur ki; o kutudaki düğmeye basarlarsa 1 milyon dolarları olacak ama hiç tanımadıkları biri ölecek. Şeytan azapta gerek, basarlar. Kadının da ayak parmakları yok zaten. Birileri de sürekli zafer işareti yapıyor, evet. Bir de… Kadın, kolları kendine bol gelen uzun elbiseler giyiyor hep ve ayrıca kışın ortasında, omuzları açık kıyafetle karda kıyamette koşturuyor. Evet. Kadının ayak parmakları yok demiş miydim? Peki buna rağmen sürekli topuklu ayakkabı, çizme giydiğini söylemiş miydim? Bu filmde, Cameron Diaz’ın sadece bacaklarını, onu da sadece bir sahnede gördüğümüzü söylesem; bu filmde neden onun da yer aldığı ile ilgili bir fikriniz olur mu? Bundan oooooon yıl önce Being John Malkovich’te oynamış olmasından başka nasıl bir neden bu kadını böyle absürd bir filme dahil eder ki?

Film anlamsızlıklar bütünü. N’olmuş ki o adama? Yıldırım çarpmış. Hı hı, evet. Kütüphanedeki tiplemeler niye? Gateway nedir? Arındı mı ruhu evini su basınca? 2 ya da zafer işareti… Deli mi bunlar?

Kötü müzik, donuk oyunculuklar, gizem gizem diye orta yerinden ikiye çatlayan senaryo, 70’lerde geçen filmde sanki 70’lerin teknolojisinin kullanılmış gibi durması… Hepsi, hepsi fazlasıyla fenaydı. Cameron Diaz’dan ne bekliyorsunuz Allah aşkına?! “Sizi ilk gördüğümde hissettiğim şey sevgiydi, ayağıma karşılık yüzünüz…” repliği esnasında yüzünün aldığı anlamsız şekiller inanılmaz derecede kötü. Bu mu oyunculuk?

Sevmediğim filmlerle ilgili “spoiler”dan kaçınmıyorum. Ben yandım, eller yanmasın hesabı.

Sırf başka biri düğmeye bastığında ne olduğunu görmek ve insanların hangi noktalarına bastığınızda ne tepki vereceklerinin aşağı yukarı belli olması üzerine oluşturulmuş senaryo için seyredilesi… O kadar.

5/10.

Etiketler:,

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  Sitede yayınlanan tüm yazılar özgündür. @2009-2016 Başa Dön ↑