Stake Land

Stake Land, 2010 yapımı.

Tipik bir vampirsever olarak, denk geldiğim hiçbir filmi kaçırmamaya çalışıyorum. Buruş buruş suratla seyrediyor olsam da çoğunu, tuhaf bir zevk aldığımı itiraf etmeliyim. Hızlı ve ölümsüz olmaları, ayrıca insana has pek çok zaaftan arındırılmış halleri çekici kılıyor sanırım gözümde onları. (True Blood’da habire ağlayan vampirler var ama şimdilik konu dışı bu kısım.)

Stake Land de, gösterime gireceğini okuduğumda, listenin başına oturdu hemen. Dünyayı istila eden vampirler konulu bilmem kaçıncı filmim olacaktı bu. Biraz önyargılı olarak geçtim yani başına. Çerezlik bir film seyreder, kalkarım diyerek. Olmadı.

Afişteki ünlü vampir avcısı, gizemli “Mister”. Yanındaki de ailesinin öldüren vampirin elinden son anda kurtardığı tıfıl Martin. Dünyayı vampirler sarmış, kimseler yemek bulamıyor, can güvenlikleri yok, uyurken bile tetikteler. Bunlar yetmezmiş gibi Kardeşlik Örgütü adında aşırı dinci  bir örgüt vampirleri Tanrı’nın gazabı olarak görüyor ve helikopterlerle insanların tepesine vampir atıyor! Evet, evet doğru okudunuz. Filmin uçuk ve gereksiz pek çok noktası olmasına rağmen ortamı yansıtmaktaki becerisi hoşuma gitti. Terk edilmiş dünya konulu onlarca film seyretmişimdir, ancak “post-apokaliptik” (A hayt! Cümle içinde kullandım!) ortamı bu denli sakin ve başarılı tasvir eden başka bir film izlemedim. (28 Days Later’ı izlemedim, evet.)

Vampir zarafeti ve acımasızlığının, zombi zırvalığıyla karıştırılmış haline tahammül edebilirim derseniz seyredin.
7/10.

 

Etiketler:, ,

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  Sitede yayınlanan tüm yazılar özgündür. @2009-2016 Başa Dön ↑