Servis personeli ve daha neler!

Başlığa konu yazı şuradan. Arman Kırım’ı verdiği tarifleri deneyip çıkan sonuçları gördüğümden beri çok da beğendiğimi söyleyemem. Ancak yeme-içme görgüsü üzerine söyledikleri kesinlikle çok doğru şeyler. Geçenlerde gittiğim bir restoranda “servisimi yeniler misiniz?” soruma istinaden, “servis derken?” diyen garsonların olduğu bir coğrafyada zor ama, ideali bence budur.

1-Müşteriyi sıcak bir selamlamayla karşılayın.
Restorana girdiğimde ben etrafa bakınırken hiç oralı olmayan personele gıcık oluyorum. Hoşgeldiniz diyip yer göstermek gerekir.
2-Tek kişi gelip bekleyene “Birini mi bekliyorsunuz?” diye sormayın. Rezervasyonunu sorun ve bara davet edin.
Ve mümkünse bakışlarıyla taciz edecek diğer servis personeline de birini beklediği bilgisini iletin.
3-Eğer makul bir sürede masa hazır olamayacaksa, bedava bir içki ya da bir damak hoşluğu ikram edin.
Ah, ne kadar naziksiniz.
4-İnsanlar oturmadan önce masayı kontrol edin, sallanıyorsa sabitleyin.
Evet ve servis örtüsü… Çamaşır deterjanının başarısızlığını görmekten hiç hoşlanmıyorum. Örtüyü de sıkça değiştirin lütfen.
5-İsminizi ilan etmeyin. Espri yapmayın, sevimli olmaya, iltifat etmeye kalkışmayın.
İsim duymak hoşuma gidiyor. Durduk yere yapılan esprilere vs geriliyorum ama isimle problemim yok. Kasıntı tiplere denk gelme ihtimalini düşünüp sorulmadıkça söylenmemeli yine de.
6-Bir sohbeti ortasında bölmeyin. Sebep ne olursa olsun! Hele lokantanızın spesiyalitelerini saymak için asla…
Evet, evet!
7-Spesiyallerinizi sayacaksanız da robot gibi son sürat saymayın. Burası lokanta, keyif yeri. Ezber yarışması değil.
Bu her başıma geldiğinde dalga geçiyorum ben, “iyi ezberlemişsini takdir ediyorum” diyerek.
8-Özel yemekleri açıklarken, “Bence en iyisi bu” gibi laflar etmeyin.
Tavsiye istenmediği sürece tabi.
9-“Sadece iki tane kalkanımız kaldı, siparişinizde acele edin” gibisinden dolduruş cümleleri etmeyin. Sadece iki tane kalkan balığı kalmış olsa bile!
Bitme ihtimali olan tatlıları duymak isterim ben. 🙂
10-Bardakların ağzına zinhar elinizle dokunmayın.
Daha neler!
11-Şarap bardaklarını ayaklarından tutun.
12-“Yemeğiniz nasıl” ya da “Her şey yolunda mı” diye sorduğunuzda, yanıtları samimiyetle dinleyin ve şikayet varsa hemen düzeltin.
Evet, sorduktan ve şikayeti dinledikten sonra nasıl olsa yiyorsunuz, yapılacak bir şey yok edasıyla çekip gidilmesi sinir bozucu.
13-Hiçbir soruya “Bilmiyorum” ya da daha kötüsü “Bilemiyorum” diye cevap vermeyin. “Bir bakayım efendim” diye yanıtlayıp içeriye sorun.
Ben mi bileyim!
14-Bir müşteri biraz daha sos istiyorsa bir tabak içine koyup masaya getirip bırakın. Müşteriler kendileri servis etsinler.
Evet, hele de masada bir kadın, bir erkek varsa. Lütfen, bırakın erkek yapsın servisi.
15-Masadaki kişiler yemeklerini yemeye devam ederken, yemeğini bitirmiş olanın önünden tabağını kesinlikle almayın.
Tabağın alınması için semboller var hani, çataın bıçağın duruşu vs gibi. Onu da beklemek gerekiyor.
16-Masaya yaklaşmadan önce kimin biftek, kimin balık, kimin sebze ısmarladığını iyi bilin. “Balık kimindi?” gibi komik sorular sormayın, işinizde ne kadar acemi ve ilgisiz olduğunuzu göstermekten başka işe yaramaz.
Bunu birileri tam hatırlarsa dişimi kırıcam!
17-Müşteri bir sebzeyi sevmiyorsa hemen başka bir sebzeyle değiştirin.
18-Sizin gözünüze kötü veya bozulmuş görünen hiçbir şeyi müşteriye servis etmeyin.
Yer Özsüt, şube Tunalı. Peynir tatlısı, hafiften ısıtılmış olması gerekiyor. Üstüne de kaymak konacak. ısıtmadan kaymağı koyup getirmişler. Gönderiyorum. Mikrodalgaya üstünde kaymakla koyulmuş, kaymak suyunu bırakmış, tatlı su içinde yüzüyor. Önüme koyuyor. Bakıyorum, “dalga mı geçiyorsunuz?!” diyorum.
19-Bir müşteri şarap seçme konusunda kendinden emin değilse, ona yardımcı olun. Gerekirse şarap konusunda daha bilgili bir garsonu gönderin.
20-İkinci içkiyi hiçbir zaman aynı bardakta servis etmeyin. Yeni bardak kullanın.
Ve suyu da sürekli aynı bardağa koymayın lütfen, zaman zaman değiştirin, istenmeden.
21-Tüm bardakların tertemiz olduğunu daha masaya koymadan önce kontrol edin.
22-İnsanlar şarabı buz kovasında isterler diye varsaymayın. Sorun.
23-Kırmızı şarap için “Ben mi servis edeyim, yoksa masada bıraksam kendiniz mi servis etmek istersiniz?” diye mutlaka sorun.

24-Şampanya mantarını kesinlikle patlatmayın. Gürültü ne denli azsa o kadar iyi.
25-Neredeyse hiç dokunulmamış bir tabağı “Efendim yemeği beğenmediniz mi?” diye sormadan ve neden beğenmediğini öğrenmeden kaldırmayın. Öğrenin, içeriye bildirin ve onun yerine mutlaka ücretsiz başka bir yemek teklif edin.
Evet. Bunu sormadan o tabağı alıp götürmek çok ayıp!
26-Müşteriye kesinlikle dokunmayın. Bunun özrü de yoktur affı da. Sırtını sıvazlamayın, mesela leke çıkartıcıyla fırçayı kendisine verin, sakın ola temas etmeyin.
27-Müşterilerin duyacağı bir mesafedeyken diğer garson arkadaşınızla kişisel sohbet yapmayın.
28-Müşterilerin görebileceği şekilde yiyecek yemeyin, bir şey içmeyin.
29-Buram buram parfüm, tıraş losyonu veya sigara kokmayın.

Ter kokmayın lütfen. Lütfen! Korkunç bir şey bu. İnsanda iştah bırakmıyor. Su, sabun ve çamaşır makinesi… Medeni insan olmanın gereklilikleri hani. Hatırlayın lütfen.
30-İşyerinde kesinlikle alkol almayın. Müşteriler ısrar etse bile. “Çalışırken alkol almıyorum efendim” diyin, yeterli.
31-Erkek müşteriye kesinlikle “Abi” diye hitap etmeyin. “Beyefendi” en uygunudur.
Bunu seven olabilir. Aralarında geçmişi olan bir hukuk vardır vs.
32-Kadın müşteriye kesinlikle “Bayan” diye hitap etmeyin. “Hanımefendi” en uygunudur.
Mümkünse “bayan”ı hayatınızın her safhasından çıkarın zaten!
33-Hiçbir şeye “Çok iyi seçim” gibi yorumda bulunmayın. Diğer müşteriler kendi seçimlerinin kötü olduğu sonucunu çıkarabilirler.
34-Müşterinin saç şekline, makyajına veya giysisine kesinlikle iltifatta bulunmayın. O sırada bunu duyan bir başka kişiye hakaret anlamına gelebilir.
35-Sizin en favori tatlınızın ne olduğunu falan söylemeyin.
36-Hiçbir müşteriye diğerlerinden daha fazla ilgi göstermeyin. Bütün müşteriler eşittir. Çok bahşiş veren de, vermeyen de. Bahşişe göre hizmet diye bir şey olmaz.
37-Müşterilerin duyacağı şekilde iş arkadaşlarınız veya başka müşteriler hakkında dedikodu yapmayın.
38-Bahşiş konusundan hiç bahsetmeyin.
39-Bahşiş zamanı geldiğinde aşırı sempatik havalara falan girmeyin. Burası lokanta ve yemeği parayla satıyorsunuz. Kimse bahşiş vermek zorunda değil; isteyen istediği kadar verir. Davranışınızda tüm yemek boyunca istikrarlı olun.
40-Herkese yemeğini aynı anda getirin ve boşları aynı anda kaldırın. Tersi kabalık olur.

Evet, masada hengameye yol açmak da hoş bir şey değil. Aynı anda servis yapıp aynı anda boşların alınması en makulü.

Bir de benim özel olarak hoşgörmediğim şeyler var.
-Hesabı getirmeden önce masanın toplanmaması. Bütün o tabaklar, ekmek kırıntıları içine hesabın koyulması. Bir de üstüne, bu özensizliğe bahşiş beklenmesi.
-Başları yerde yürüyen servis personeli.
-Erkeklerin sandalyesini çeken servis personeli. Evet, hesabı o ödeyebilir, bahşişi o verebilir ama benim sandalyemi tutmazsanız ben de bahşiş bıraktırmıyorum. 🙂

Etiketler:

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  Sitede yayınlanan tüm yazılar özgündür. @2009-2016 Başa Dön ↑