Moonrise Kingdom

Moonrise Kingdom, 2012 yapımı.

Sinema dergisi bu ayı, benden uzakta istirahat ederek geçirdiği için bu filmin vizyona gireceğinden bile haberim yoktu. Sinemaya gideyim, gideyim de ne izleyeyim diye Beyazperde‘de gezinirken gördüm. Oyuncu listesini gördüm ve sonra hakkında daha fazla şey okumamaya kanaat getirerek izledim. İyi ki öyle yapmışım!

Anne ve babasını kaybetmiş Sam ile öfkesine yenik düşen (canım benim) Suzy’nin kaçışının masalsı, mantıksız, bol renkli hikayesi. Renkli, evet. Renklerine tam anlamıyla bayıldım ben. İnsanların kıyafetleri, evler, arabalar, doğa… Böyle bir filme pastel renkler ne kadar güzel bir seçim olmuş.

İki çocuk oyuncu da harikaydı. Donuk yüzleri, biz (lanet) yetişkinlerden çok daha işlevli iletişim becerileri her şeyi benim için daha da gerçekçi kıldı. Senaryoda problem yok mu? Daha neler, tabii ki var. Polis rolündeki Bruce Willis’in sorunu neydi, neden o kadar terk edilmiş görünüyordu? Sam’in babası rolündeki Bill Murray’ın karısıyla arası ne zaman o kadar açılmıştı? Ayrı yataklar sahnesi hariç bununla ilgili neden hiç ipucu verilmedi? İzci lideri rolündeki Edward Norton gerçekten öğretmen mi, amiri Harvey Keitel’ın onunla derdi ne? Bu ve benzerlerinin filmde cevabı yok. Rahatsız oldum mu? Kesinlikle hayır! Benim için Moonrise Kingdom, sadece Sam ve Suzy’nin filmiydi. Diğer bütün oyuncular figüran ve onların hayatları ise kayda değerin çok gerisindeydi.

Bu kısacık ve güzel filmi sinemada izleyin. Bitince de kalkıp gitmeyin. Muhteşem müziğini dinlemeye devam edin. Sonunda, dinlediğiniz için size teşekkür edecek tatlı bir Sam var.

8/10.

Etiketler:,
Latest Comments
  1. MODADA KANKAN |
  2. Bir Kadın |
  3. Gizem Dalyan |
  4. Bir Kadın |

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  Sitede yayınlanan tüm yazılar özgündür. @2009-2016 Başa Dön ↑