Mayıs 2015’te ne izliyorum/izledim?

still alice poster

Still Alice: 2014 yapımı. Bu sene Julianne Moore’a Oscar kazandıran film. Başrolde aslında Alzheimer hastalığı var. Sevdiğiniz, hayran olduğunuz insanların her geçen gün nasıl da içi boş bir kutuya dönüştüklerini izleyip acı çektiğiniz ve durdurmaya hiçbir şeyin gücünün yetmediği kötü huylu hastalıklardan. İyi huylu hastalık yok, biliyorum, ama Alice diyor ki “keşke kanser olsaydım”. Keşke kendimi bilerek, beni ben yapan hiçbir şeyi unutmadan, dünyaya getirdiğim çocukların adlarını bile unutmadan ölebilseydim. Çok parlak bir film değil Still Alice. Alice haricindeki bütün karakterler yüzeysel ve renksiz. Belki uyarlandığı kitapta böyle değildir, bilemiyorum ama sinema versiyonunu başarılı, doyurucu bulmadım. Sadece Alzheimer’a sırtını yaslayıp hikaye anlatmak acınası bir durum!

 

mad max fury road poster

Mad Max: Fury Road: 2015 yapımı. Mad Max filmi olacakken Charize Theron filmi oluvermiş. Sinemada izlenir, evde izlenmez. Yorgunken aman ha… Öyle gürültülü bir film ki, kafa kaldırmaz. 3D? Bence değmez. Eğlendim mi? Evet. Böyle bir filmi bir daha izlemek ister miyim? Hayır. Yaratılan dünya çok acayipti, altmetnini okumak isteyecek kadar hayran kalmadım, o nedenle araştırmak ve bilgilenmek istemiyorum ama aksiyon sevenleri delirtir herhalde bu film. Temposu hiç düşmüyor ki… İlk Mad Max’i izlemedim, bu filmden sonra merak edip yine de izlemeyeceğim. Kafa boşaltmalık, eğlencelik sinema aktivitesi işte, standart Hollywood yapımı, çok şey beklememek lazım.

 

 

ex machina poster

Ex Machina: 2015 yapımı. Her‘ü hala izlemedim. Mantığının aynı olduğunu söyleyebilirim. Bir yapay zekayı insanla sınamaya kalkışan, Tanrı rolüne soyunan kötü bir dâhi. Süreçte insanlığından şüphe duyup filmde izleyen herkesin beklediği sahneye imza atan denek insan. İnandırıcı bulamadığım yapay zeka Ava. Çarpılmadım. İngiliz yapımı imiş, daha çok zeka kırıntısı bekledim galiba. Kült olacağı vs yazılmış bazı platformlarda, ne kültü Allah aşkına! Çekim yapılan yerler çok güzeldi, nerelermiş diye merak eden olursa linkini şuraya bırakıyorum.

 

 

 

the_loft_2014_poster

The Loft: 2014 yapımı. Asıl tavşan 2008 Belçika yapımı Loft. Tavşanın suyu 2010 Danimarka yapımı Loft. Benim izlediğim ise tavşanın suyunun suyu. Haliyle lezzet namına pek bir şey kalmamış. Sünmüş, tatsızlaşmış, inandırıcılığı yitirmiş. Remake olayındaki bu ısrarı anlayamıyorum. Birkaç Kuzey Avrupa ülkesinin dizisine de aynı eziyeti reva görmüşlerdi. Uzakdoğu filmleri bir, Kuzey Avrupa filmleri-dizileri iki. Amerikalıların elinde sakıza dönüyor. 2008 yapımı Loft en başarılı olan. Garip bir gerilim. Son ana kadar acaba dedirtiyor. Kumpasın böylesine de şapka çıkarttırıyor.

 

 

 

Blind posterBlind: 2014 yapımı, Norveç filmi. Saçlarından daha sarı kaşları ile hortlağa benzeyen Ellen Dorrit Petersen’ı başka nerede görmüştüm ben diyordum, meğer şurada izlemişim! Kuzeyin soğuk, az diyaloglu, az müzikli filmlerini seviyorsanız deneyebilirsiniz. Kurgusu enteresan. Neresi gerçek, neresi hayal ürünü mütemadiyen karışıyor. Ben sevdim. Uzun zamandır seyredilecekler listesindeydi. Üstüne bir de soundtrackini sevdim. Kör olmaya, körlüğe dair okuduğum en etkileyici kitap Saramago’nun Körlük‘ü idi. Onun üstüne gül koklamak mümkün değilmiş gibi duruyor şimdilik. Blind’in körlüğe dair çok acayip şeyler hissettireceğim size gibi bir iddiası da yok zaten. Ingrid karakterinin gözlerini kapatıp Elin’e eziyet ettiği sahneler için bile izlenebilir. Karsız hem de, mis gibi!

 

sympathy for mr vengeance posterSympathy for Mr. Vengeance: Chan-wook Park’ın meşhur üçlemesinin ilk filmini izledim sonunda. Oldboy herkesin malumu. Yine de favorim serinin son filmi Sympathy for Lady Vengeance. Mr. Vengeance versiyonu en zayıf halka olmuş. Finalde yönetmen parmağını da gözümüze sokmuş, gözümüz çıkmış. Ayrıca… Koreliler gerçekten böyle garipler mi, yoksa filmler için mi bu hale geliyorlar? Tepkileri, yavaşlıkları… Bön bakışları beni deli ediyor! Her filmde böyle olduklarını görmesem bir ihtimal diyeceğim ama… Ayrı dünyaların insanlarıyız böyle bir şey mi acaba? Filme dair en garipsediğim şey ise karakterin yeşil saçlı olması ama kimsenin buna zerre kadar dikkat etmemesi idi. “Uzakdoğu”yu büyüleyici değil, garip buluyorum, son kararım.

Comments
  1. Rimbave |

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  Sitede yayınlanan tüm yazılar özgündür. @2009-2016 Başa Dön ↑