Maşenka / Nabokov

-Ganin’in doppelgangeri de orada, kara sakalı ve madalyalı göğsüyle oldukça çarpıcı bir adamın yanında durmuş alkışlıyordu. (Meğer doppelganger gerçekmiş ve benim bunu bir Nabokov kitabıyla öğreneceğim varmış. Vampir merakım yüzünden bir dönem maruz kaldığım The Vampire Diaries‘teki simgesel ikiz olayı meğer doğruymuş, Nabokov mezarında takla atmıştır muhtemelen bana bunu kanıtladığı için.)

-щ harfinin altı ve ш harfinin üzeri çizilerek belirgin kılınmıştı. (Nabokov kitaplarını İngilizce yazıyordu ama karakterleri Rus idi, eh haliyle birbirlerine yazdıkları mektuplar da Rusça idi. Meğer bu harfleri yazmakta zorlanmak sadece dili sonradan öğrenenlere özgü değilmiş, ana dili olan insanlar bile yazmakta zorlanabiliyorlarmış. Mutlu oldum.)

-Ganin şafakta köprüye tırmandı: Üsküdar kıyılarının belli belirsiz, koyu mavi çizgileri yavaş yavaş belirginleşiyordu. … Ganin kıyıya ayak basıp da, rıhtımdaki bir portakal yığınının üzerinde uyuklayan, mavi giysili bir Türk gördüğünde, kendi ülkesinin sıcak kalabalığından ve sonsuza dek seveceği Maşenka’dan ne kadar uzak olduğunu içine işleyen bir biçimde apaçık hissetti. (Sıcak? Rus? Üstüme iyilik!)

Ada ya da Arzu’nun bende yarattığı doyum hissini hiçbir Nabokov kitabı yaşatmayacak yeniden, anlaşıldı. Yine de güzel bir kadını çağrıştıran, güzel isimli bu kitabı okuduğum için mutlu oldum. Özlemişim onun yarattığı dünyanın içinde kaybolmayı.

Etiketler:,

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  Sitede yayınlanan tüm yazılar özgündür. @2009-2016 Başa Dön ↑