Köpeklerin Sohbeti / Cervantes

Köpeklerin Sohbeti, Cervantes’in Kolektif Kitap’tan çıkan eseri. Ben 1. baskısını (Ekim, 2015) okudum. Çeviri Sinan Okan’a ait.

Size insanların ne kadar ahlaksız, sinsi, onursuz, edepsiz, kıskanç, yozlaşmış ve dedikodu düşkünü olduğunu söylemiş miydim? Hımm, söylememiş miydim? Ne kadar korkunç canlılar olduğumuzu birbirimizden duyduğumuz yetmezmiş gibi, ayrıca kısa süreliğine de olsa konuşabilen iki köpekten dinlemek isterseniz Köpeklerin Küfrü, aman, Sohbeti tam size göre. Cervantes’in hayaleti 1500’lü yıllardan gelip içimi daraltabildi bu uzun öykü sayesinde, sağ olsun!

Aptallığına doymasın, haince planlar yaparken bir başkasının tuzağına düşüp lüzumsuz bir evlilik yapan teğmenin sonu hastanede biter. Hastanede, insanlığa dair yitirdiği umudunu anlatmanın bir yolunu ararken iki köpeği konuşturmaya karar verir. Kendi yalanına inandığı yetmezmiş gibi, bir de başkasını ortak etmeye çalışınca aynı yalana, bu metine biz de maruz kalırız.

Fuarda adını görüp tanıtım yazısını okuduğumda, bu denli nefret dolu bir kitabın beni beklediğini tahmin edememiştim açıkçası. İnsanların çok korkunç ama Hristiyanlığın çok iyi bir şey olduğunu söylemiş miydim? Söylememiş miydim? Kitap 20 kez söylüyor, haliyle bende de böyle bir yan etkisi oldu. Habire Berganza isimli köpeği azarlayan Cipión ve hikayeleri başta ilgi çekiciydi, bir yol hikayesiydi. Sahipten sahibe, farklı kültürler arasında savrulup duran Berganza’nın hikayesi fabl tadında olacak zannederken en tatsız haliyle ahlak dersine dönüşmeye başladı.

Cipión: İyi dedin Berganza. Hane halkından çıkan bir hırsızdan daha sinsisi yoktur. İşte bu yüzden ihtiyatlı kimseler değil, yanlış kişilere itimat edenler ölüp gider. Fakat işin beteri, birbirlerine inanıp itimat etmezlerse, insanların bu dünyada birbirleriyle geçinmesinin de mümkünü yoktur. 

Kitaptaki nadir olumlu anlardan birini alıntıladım. Genelinde insanlar ya hırsız, ya ahlaksız ya da düzenbaz. Hikayesini dinlediğimiz Berganza bu çarktan Hristiyanlığa sığınarak ve ağzında fener taşıyıp insanları kutsal bir şey yaptığına ikna ederek kurtuluyor. İyi ki Cervantes hikayeyi burada bırakıp ne kadar korkunç canlılar olduğumuzu ve din hariç hiçbir kurtuluşumuz olmadığını bir de Cipión’un ağzından anlatmamış. Eziyet, uzun öykü olduğuyla kalmış.

Kolektif Kitap’tan çok güzel kitaplar aldım, başlangıcı Köpeklerin Sohbeti ile yaptığıma pişmanım bu nedenle. Devamında Margaret Atwood’un Başka Dünyalar‘ını okuyup bu olumsuz izlenimi silmek istiyorum.

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  Sitede yayınlanan tüm yazılar özgündür. @2009-2016 Başa Dön ↑