Kadın Olsaydınız Anlar mıydınız? / Şemrin Şahin

kadın olsaydınız anlar mıydınızKadın Olsaydınız Anlar mıydınız?“, Semrin Şahin’in Alakarga’dan çıkan öykü kitabı. Ben Aralık 2014, ilk baskısını okudum. Semrin Şahin’in yine Alakarga’dan çıkmış Güvercinler Zamanı isimli bir başka öykü kitabı ve pek çok dergide yayımlanmış öyküleri var.

Kitabın adına kanmamak ve acaba o öyküde ne anlatmış diye merak etmemek mümkün değil. Sonra kitaba seçilen adın aslında öykülerin tamamına yayılmış bir anlayış olduğunu fark etmek daha güzel. İnsanî vasıflar taşıyan herkesin içinde az ya da çok kanayan pek çok mevzuya ucundan azıcık da olsa dokunmuş Semrin Şahin bu mini öykü kitabıyla. Mini diyorum, çünkü 69 sayfa! Başlarda rastladığım süslü, yorucu kimi cümlelerin sonlara doğru kitabı terk etmiş olmasına sevindim, zira Soma’dan babasını teslim alan oğlun çaresizliğini 2 sayfada hissettirebilen bir yazarın bu cümlelere kapılıp hem kendini, hem bizi boğmasını seyredemeyecektim.

Gecenin hayvansallığının, hayatın ağır kıvamında ruhunu şekillendirdiğini ileri sürerdin ya, belki de bu yüzden gece sensin benim için.

Hayatın, “Yıkandım, tarandım, giyindim…” gibi hep dönüşlü fiillerden kurulu. Yaşamını işteşe çevirip anlarını paylaşamadın hiçbir zaman.

Edebî sanatların dibini bulmadan da güzel yazmak, “edebiyat yapmak”, mevzuyu 2 sayfada bile anlatmak mümkün. Her şeyden öte sonbaharda yaprağını dökmeyen ağaçların yalnızlığı bile yeter bize sevgili Semrin Şahin. İnsana, kadına dair anlattıklarınız sadelikle birleşince daha etkili, daha tatlı bir okuma deneyimi yaşatıyor.

Alakarga’nın kitap kapaklarını ve tasarımlarını (habire rengi değişen kuşları hariç) seviyorum. Bu sefer seçilen Munch’ın Two Women on The Shore eseri olmuş. Garip bir rastlantı ile Bejan Matur da aynı eseri kendi kitabı için seçmiş ve popüler tabirle pişti olmuşlar. Sonra da Bejan Matur sosyal medyada ufak çaplı bir linç girişimine maruz kalmış. Bu kapaklara laf eden kaç kişi kitabı okudu acaba? Aklıma gelen tek makul soru bu çünkü içerikten ziyade ambalajla uğraşılıyor gibi. Ülke sınırları içinde bir öykü kitabı ve bir şiir kitabının sattığından çok ses getirmesi ancak böyle şanssız vesilelerle olabiliyor galiba. Üzücü.

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  Sitede yayınlanan tüm yazılar özgündür. @2009-2016 Başa Dön ↑