Jab We Met

Jab We Met, 2007 Hindistan yapımı.

Film önerileri konusunda katıyım aslında, malum renkler ve zevkler konusu lakin daha önce adını hiç duymadığım bu film blogdaki bir yorumda önerilince sordum Google dedeye; enteresan şeyler söyledi o da. İzlemeye karar verdim. Şimdi mi? 2 saatten daha uzun sürmüş bir hengamenin içinden yeni çıkmış gibi hissediyorum kendimi. Çok renkli, uğultulu, ucuz, güzel, eğlenceli.

Babası ölmüş, annesi bir başka adamla kaçmış Aditya, şirketin finansal sorunları ile boğuşurken sevdiği kadının bir başkasıyla evlendiğini de öğrenince “ben küçük Emrah mıyım?!” diye isyan ederek bulduğu ilk trene atlar. İntihar etme amacıyla uygun bir an ararken Geet’e rastlar. İp de orada kopar zaten. Geet hiç susmuyor çünkü. Filmin başı çok yorucu bu nedenle. Renklerin yoğunluğu ve Geet’in karmaşası birbirine eklenince çorba oluyor çoğu yer.

İki genç insanın hayatı böyle tuhaf bir noktada kesişince kader ortağı oluyorlar bir anda. Birlikte yolculuk edip Geet’i evlenmek istediği adama ulaştırmaya çalışıyorlar. Başlarına neler geldiğini geçtim, nasıl oldu da yaptım bilmiyorum ama elin Hintlisini yakışıklı buldum, Aditya’nın sesi güzelmiş meğer. Birden müzikale dönüşüyor handiyse film. Renksiz binaların ortasında rengarenk insanlar… Rengarenk kıyafetler. Nasıl bir curcuna anlatamam. Gözlerim bayram etti. En son The Fall‘da yaşamıştım bunu.

Olay örgüsü çok fena. Alışık olmadığımız bir şey değil aslında, eski Türk filmlerini seviyorsanız beş yüz kez seyretmişsinizdir aynı hikayeyi. O yüzden sıkıcı ve tahmin edilebilir. Tahmin edilirliğiyle ilgili bir derdim yok aslında ama fazlasıyla “arabesk”. Hoş, ben arabesk severim ama sinema söz konusu olunca… Bilemiyorum. Bunun için fazlaca büyüdüm sanırım.

Sırf gürültülü, bol renkli, eğlenceli şeyleri seviyorum diye… 6/10.

Etiketler:,

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  Sitede yayınlanan tüm yazılar özgündür. @2009-2016 Başa Dön ↑