Incendies

Incendies, 2010 yapımı.

Ölen annelerinin mezarına bir taş koyup üstüne adını yazabilmek için kendi hikayelerini arayan iki kardeşin öyküsü Incendies.

Annelerinin bir vasiyeti var bu iki kardeşe. İki mektup var elinde; biri o güne kadar varlığından bile haberdar olmadıkları abilerine, diğeri de babalarına. Bu mektuplar yerine ulaşırsa ancak üstüne adımı yazacağınız bir mezar taşım olur, yoksa huzur bulamam, diyor. Gerçeğin acı gölgesi, bu fena hikaye işte o zaman başlıyor.

Nawal’ın bir hiç uğruna kaybettiği ve sevdiği adamla başlayan hikaye, Nawal’ın çocuklarının babalarını bulduklarını yerde bitiyor. Bittiğinde bir mektup daha alıyorlar çoktan huzura kavuşmuş annelerinden: “Hikayeniz siz doğduğunuzda başlamış olsaydı korku dolu olurdu, babanız doğduğunda başlasaydı büyük bir aşkla dolu olurdu ama bence hikayeniz öfkeyi unutmak üzere verilmiş bir sözle başlıyor.”

Afişteki görüntü, bari bir kız çocuğunu kurtarayım diye kendini öne atan Nawal’ın onu bile kaybetmesine sebep olacak kadar insanlıktan çıkmış adamların karşısındaki çaresiz anı. Küçük bir çocuğun varlığının bile inandıklarına, vahşiliklerine leke süreceğini düşündükleri için onu sırtından vuran adamların karşısındaki çaresizlik. Savaş öyle bir şey galiba. Her şeyi tüketerek yaşayıp giderken ne kadar şanslı olduğumuzu unutuyoruz. Savaş yaşamadık biz; ben, yaşıtlarım… Hayattaki pek çok gerçeği silip süpürüp götürüyordur sanırım. Ancak sinemada görünce hayal edebiliyor insan; gazetelerde, haberlerde görünce…Hayatın gerçeği olması ise düşünülemeyecek kadar korkunç. Film mi?.. Kesinlikle kaçırılmamalı.

8/10.

Etiketler:,

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  Sitede yayınlanan tüm yazılar özgündür. @2009-2016 Başa Dön ↑