Deliduman / Emrah Serbes

photo (2)Deliduman, Emrah Serbes’in İletişim Yayınları’ndan çıkmış, okuduğum son ve fena halde taze kitabı.

Elif Şafak ve Orhan Pamuk reklamlarından kaçamadığınızı hissediyor musunuz siz de bazı bazı? Hıh, Emrah Serbes de o kitleye dahil olmuş. Her yerde Deliduman reklamı var. Behzat Ç.’nin popüler olduğu zamanlarda bile bu denli yoğun değildi, kapatılamayan pop-up reklamlar gibi gözüme gözüme sokmuyordu parmağını Emrah Serbes kitapları. Şimdi ne oldu acaba? Baktılar iş yapıyor, Behzat Ç. iki tane uyduruk kitaptan aldı yürüdü, yazarı ciddi bir takipçi kitlesi edindi, o kitleyi yakalayabilmek için mi pompalandı acaba bu kitap bu kadar? 1Q84 ile Murakami’ye elveda demiştim en son, Deliduman ile de Emrah Serbes neşriyatına son noktayı koyuyorum. Büyüğünden!

Erken Kaybedenler ile başladım, Deliduman ile bitirdim. İlginç rastlantıdır ki; Deliduman’ın kahramanı Çağlar İyice, aslında bir “erken kaybeden”. Sadece hikayesi sünmüş, romana dönüşsün diye zorlanmış. Çağlar İyice’nin 17 yaşında olduğuna ikna olmadığım öyle çok an oldu ki, kitap sırf bu nedenle bile inandırıcılığını yitirdi gözümde. Çok değil, 25 olsaydı yaşı; gülümseyerek okuyacağım onca sayfayı “hadi canım, 17 yaşında çocuğa dedirtilecek laflar mı bunlar!” diyerek hoşnutsuzlukla okudum. Gidişata karşı çıkmak konusunda elini korkak alıştırmayan deliduman çocuğun karşı çıktığı her şeyi, bir tutunamayanlar hikayesine dönüştürmek; hızını alamayıp idefix’ten, sahibinden.com’dan, markafoni’den bahsetmek; daha nefes bile alamamışken ranta, talana bağlanmak; çocukken oynadığı parkın yerinde yükselen AVM üstünden hepimize selam çakmak, daha geniiiiş kitleleri afyonlamak; dur daha bu ne ki dedirtip 2013’te vuku bulan Gezi Parkı olaylarını sulandırmak… Pek çoğu, sevimli görünmek amacıyla yazılmış; insan irisi Çiğdem’in abisi Çağlar’da yarattığı hisleri, kitabın da bizde yaratmasını umarak arka arkaya dizilmiş olaylar silsilesi bu haliyle obez, çok yiyen, sevimsiz çocuktan başka bir şey değil. Bir hikaye olsa “Erken Kaybedenler” içinde, yüzümde gülümsemeyle okuyacağım Deliduman, bu haliyle beni bunalttı; akıcı ve sade diline rağmen tekrarlar nedeniyle okumakta zorlandım, ilgimi kaybettim.

“Her insanı seven birileri bulunur çünkü, budur dünyada kalan son adalet kırıntısı.” Bu Deliduman’dan. 1Q84’ün arka kapak yazısını hatırladınız mı? “Yürekten sevdiğin bir insan varsa, bir kişi olsun yeter, hayatın kurtulmuş demektir.” Şart mı aforizma yumurtlamak; sadece edebiyat yapsanız, nitelikli olsa, duvar yazısından hallice bir şeylere benzese olmaz mı?!

İletişim Yayınları da sağ olsun, çok satacak olmanın sarhoşluğundan olsa gerek kitap imla hatalarıyla dolu. Örneğin sayfa 121, “mecliste’ki”. Bu denli vahim pek çok hata var. Bendeki ilk baskı, tekrar gözden geçirirler belki.

Selim İleri’nin Emrah Serbes’e yazdığı mektubu ise gayet politik buluyorum. Direkt övgü yok, başlangıca selam çakıyor sadece. Ben unutuluyorum telaşıyla yazıp reklam bombardımanından nasibini almak istemiş gibi sanki.

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  Sitede yayınlanan tüm yazılar özgündür. @2009-2016 Başa Dön ↑