Contagion

Contagion, 2011 yapımı.

Kaynağı belirsiz bir virüsün, insanlar onu çözene kadar yayılması ve dünya üzerinde milyonlarca kişiyi öldürmesini konu eden bir film Contagion. Yönetmeninin adı ve sevdiğim iki oyuncu (Marion Cotillard ve Kate Winslet) nedeniyle seyrettim filmi, öncesinde okuduğum onca olumsuz eleştiriye rağmen. Ve hayır, o eleştirilere katılmıyorum.

Gözümüze gözümüze sokulan şeyler vardı, kör bir izleyici değilim, ben de gördüm lakin filmin bütünlüğünü bozamadı bu olumsuzluk. Biliyorum, ilaç şirketleri böyle değil; biliyorum o blogger çok karikatürize idi, biliyorum kimse canhıraş bizi kurtarmaya çalışmayacak ama neticede bu “sinema”. Reconstruction’daki gibi tıpkı… Kurgu olduğunu biliyorsunuz ama yine de acı veriyor.

Film, o salgın bugün, bu dünyada gerçekleşse üç aşağı beş yukarı ne yaşayacağımızı anlatıyor. O nedenle korkunç. Ve dramatize etmiyor bir şeyleri, gayet gerçekçi. Dünyada milyonlar ölürken birinin ölümüne fazladan anlam yükleyip duygu sömürüsüne girişmiyor. Filmin akmadığından yakınmış pek çok izleyici. İnanılmaz bir hızla ilerliyor oysaki, 100 küsür dakikanın ne zaman bittiğini anlamadım ben. Saçmasapan felaket filmlerinden sonra, çok ünlü aktristlerinin birer birer öldüğü bir film de bünyede tahribata yol açmış olacak ki, kahramanlık hevesiyle bekleyen seyirci hayal kırıklığına uğramış. Ucunda ölüm varsa kahramanlık filan yoktur genelde, bu yüzden sevdim işte filmi, gerçeğe çok daha yakın olduğu için. Siz de izleyecekseniz, başkalarının önyargılarını boşverin.

7/10

Etiketler:,

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  Sitede yayınlanan tüm yazılar özgündür. @2009-2016 Başa Dön ↑