Biriktirdiklerim-8

Biraz kabarık bir yazı olacak bu, uzun zamandır yazmadığım için çok biriktiler çünkü.
Soğanı, sarımsağı dolaba koysan olmaz. Çillenir. Yeşillenir yani. E açıkta da bırakamıyorum gıcık Antalya havasında, bir nevi botanik bahçesine dönüyor koyduğum yer. Yine de böyle açıkta saklama çözümlerini seviyorum, e zaten sarımsağı da çok seviyorum, sürekli göz önünde olması daha güzel!
Güya kromdan ya kullandığımız bulaşık sepetleri, yalan. Ne demeye paslanıyorlar, karışımları düzgün değil demek ki. Ben ferforje seviyorum. Tabağı çanağı çizer mi bilmem ama bu çok güzel görünüyor.
İtiraf etmemin vaktidir, benim teneke kutu fetişim var! Atamıyorum teneke kutuları, hatta sürekli yenilerini alıyor ve her zaman da içlerine tıkıştıracak bir şeyler buluyorum. Bunlar da harikaymış.
Mutfak güzel, çok tarzım olmasa da, lakin o açıldığı bahçe nedir öyle?! Nutkum tutuldu.
Sehpayı sevdim sevmesine de, buyuruyorum, tiz renklendirile!
Deniz kabuğu da hassas olduğum noktalardan. Çocukluğumdan beri toplarım. Evde kutu kutu kabuk var. Bafa Gölü’nün kenarından topladığım minicik tuhaf canlıların kabuklarından yüzlercesini iğneyle delerek kolye bile yapmışlığım var. Avize de iyi fikirmiş.
Avizeleri seviyorum. Şimdiki bol şıngırtılı modelleri değil ama, varlığıyla mekana ağırlık katanları. Hele de böyle siyahlıysa… Değmeyin keyfime, bakmalara doyamıyorum.
Üstündeki kurabiye apayrı sevimli ama o tabak da ne kadar tatlıymış öyle!
Hangi ara çelik kapı çirkinliğine teslim olduk? Muhtemelen shaggy halılarla, plastik danteller ve yapay deri koltukların arasında bir yerde. Lakin şunun zarafeti, güzelliği hangi evde var artık? Varsa yoksa birbirinin aynısı çirkin, görgüsüz evler.
Yerdeki halıyı sevdim. Diğerini de duvara asmayaymış, iyiymiş.
Mutfağı sevdim, bkz: beyaz. Yerdeki kilimi de sevdim, renk getirmiş.
Ne kadar şık bir dolap. Renginden kaybediyor, kahverengi mobilya antipatim olduğu için ama yarım saatlik işi var zaten.
O kuşlu şey bir yatak başlığı mı? Biri beni tutsun!
Renkli kapılardan, renkli pencerelere… İnsanın içini açıyor.
Duvardaki küçük gözler ve bir sürü çiçek. Çok sevdim.
Bir muhteşem vitrin daha. Evet, vitrin seviyorum. Hayır, kimin ne düşündüğü umrumda bile değil. Saçmasapan bardaklar dizmek için sevmiyorum vitrinleri, bana eskiyi hatırlattığı için bayılıyorum.
Yaşasın renkli kapılar!
Soldaki yeşil dolaba da, evin bütünündeki renk oyunlarına da bayıldım.
Rabıtalar, masa, kırmızı sandalyeler… Yine aynı evden ve yine çok başarılı.
Soldaki sarı dolap, bir adım öne lütfen.
Deminki ev… Bu renk yoğunluğuna biblo vs gibi nefret ettiğim detayları katmayarak fıstık gibi bir uyum yakalamışlar.
Deminki sarı dolap.
Yaşasın renkli kapılar… Demiş miydim?
Latest Comments
  1. Kız Kurusu |
  2. Bir Kadın |
  3. Kız Kurusu |
  4. Anonymous |
  5. Bir Kadın |

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  Sitede yayınlanan tüm yazılar özgündür. @2009-2016 Başa Dön ↑