Bir Gemide / Ferit Edgü

bir gemide ferit edgu kapakBir Gemide, Ferit Edgü’nün öykü kitabı, Sel Yayıncılık’tan  çıkmış. Ben Temmuz 2014, ilk baskısını okudum.

Bir Gemide, ilk Ferit Edgü deneyimim idi. Tarzına ve diline yabancıyım. Öyküleri beni yakaladı ve devamını merak ettirdi desem abartılı olur ama bir arkadaşım 5 kitabını birden hediye ettiği için devamını da getireceğim.

Kitapta 8 öykü var, benim favorim Dönüş oldu. İlk baskısını 1978’te yapmış bir kitapta, bugünün modern insanının sıkıntılarının birebir aynısını okumak hem üzüntü verici, hem aydınlatıcıydı. Hayat tekerrür ediyor, bu güzelim mavi göğün altında yeni hiçbir şey kalmadı.

-Haklısın. Yoksa köyden birini mi bulacaktın bana bakacak?
-Niçin olmasın?
Niçin olmasın? 
Aşımı pişiren. Çamaşırımı yıkayan, Yatağımı yapan. Soğuk gecelerde beni ısıtan. Kıyıda balıktan dönüşümü bekleyen.

Niçin olmasın? 
Oldu. Buldular. 
Yeryüzünün en iyi kadınıydı. 
Yüzü kızarmadan yüzüme bakamıyordu. 
Gel, dediğim zaman geliyor, git, dediğim zaman gidiyordu.
Sustuğum zaman susuyordu.
Yalnız ne yemek istediğimi soruyordu.
Yalnız bahçede hangi çiçekleri görmek istediğimi soruyordu.
Bugüne değin ne yaptığımı sormuyordu. 
Bundan böyle ne yapmayı düşündüğümü sormuyordu.
Verirsem alıyordu. Alırsam giyiyordu.
Yalnız bir gün, daha doğrusu bir akşam, soyunup yatağa girmeden önce, o tüm saflığı içinde bir söz söyledi ki delinmez sandığım ciğerimi deldi:
-Biliyor musun, senden önce ben burda yok gibiydim. 

Varlığı ile yokluğu bir olan adamların ezkaza denk geldiği çok iyi kadınlardan biriyle yaşadığı günlerin 3-5 sayfalık öyküsü ama iyi geldi. Kitaptan bana kalan tek yadigar da bu oldu. 1979’da Sait Faik Hikaye Armağanı’nı almış, çok sular aktı sanırım o köprünün altından, dönemini düşünerek okumak gerekiyor belki ama bunu da reddediyorum. Kapak arkası yazısında, yaşadığımız felaket günler denmiş, o günlerin üstüne ne felaketler yaşandı, artık geçmiş felaketleri habire seslendirip onlarla yol almaya çalışmanın anlamı yok. Zaten böyle şiire öykünür gibi yazılmış hikayelerden oldum olası hazzedemedim.

Kafkaokur‘u da sonunda denedim. Instagram’da öyle yoğun bir paylaşım var ki, merakımı körükledi. Aynı hızla da söndü merakım. Deneme başlığı altında niteliksiz pek çok yazı vardı bu sayıda. Dergiyi bir daha alacağımı düşünmüyorum.

Sel Yayıncılık için şuradan alalım sizi:
http://www.selyayincilik.com/

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  Sitede yayınlanan tüm yazılar özgündür. @2009-2016 Başa Dön ↑