Bilinmeyen Adanın Öyküsü / José Saramago

Bilinmeyen Adanın Öyküsü, José Saramago’nun eseri.

Küçücük bir kitap. Küçücük fıçıcık içi dolu turşucuk ama. Diyor ki:

-Beğenmek, sahip olmanın en iyi şekli; sahip olmaksa beğenmenin en kötü şekli olsa gerek.

Kitap, bilmek için bilinmeyene yolculuk yapmak isteyen bir adamı anlatıyor. Ne enteresandır ki, kendini bilme yolunda ona yine bilinmeyen bir kadın eşlik ediyor. Aradıkları şeyse daha da ütopik, bilinmeyen ada.

Çok bildiğini zanneden krala karşı çıkarak başlıyor bu adam yola. Onu, bildiklerinden farklı bir tavırla selamlıyor ve istediğini alıyor. Kadınsa adamın azmini gördüğü ilk anda anlıyor peşinden gitmesi gerektiğini. Bildiği her şeyden farklı çünkü. Sonra biri pes ediyor, diğeri onun elinden tutuyor. Ötekisi tökezliyor; beriki ona el veriyor, yaslansın diye. Ne uzun süreli açlık oluyor, ne de umutsuzluk. Bilinmeyenin girdabında dönüp durmak yerine, manasız mahşerî kalabalık yerine bilinmeyen yolda birbirini anlamaya başlayarak özüne dönen, kendini bulan iki insanın öyküsü.

Saramago’nun daha ölesi yokmuş bence. Erken gitmiş. Yazdıkları bitince mutsuz olacağım. Dönüp yeniden ve yeniden okuyacağım bu mutsuzlukla. Her seferinde keşfetme şansım olacak böylelikle. Kendi bilinmeyenimde bana ışık tutacak, ölümüyle bile. Saramago, iyi yazar.

Kitap kapağı çok güzel. Çok sade ama yaratıcı.

Etiketler:,
Latest Comments
  1. Didem |
  2. Bir Kadın |
  3. Sibel |
    • Selin Seçen |

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  Sitede yayınlanan tüm yazılar özgündür. @2009-2017 Başa Dön ↑