Aşk Zamanı / Necib Mahfuz

Aşk Zamanı, Necib Mahfuz’un eseri.

Daha önce Midak Sokağı‘nı okumuştum Necib Mahfuz’dan, tanışmamıza vesile olan kitabı idi ve etkilenmiş, önyargılı davranarak kitaplarını uzunca bir zamandır gözden kaçırdığım için kendime kızmıştım. Idefix sanal fuarından pek çok kitabını aldım bu nedenle. Aşk Zamanı da onlardan biri.

Blogumu daha çok izlediklerim ve okuduklarımı anlatmak için kullanıyorum ama her izlediğimi/okuduğumu yazmıyorum. Aşk Zamanı’ndan önce Orhan Kemal’in 4 kitabını okudum. Avare Yıllar, KötüYol, Evlerden Biri ve Sokaklardan Bir Kız. 4 kitaptan sadece birini yazdım ve diğerlerini yazmaya dair hiçbir heves duyamadım. Çünkü Orhan Kemal kendine öyle bir yol tutturmuş ve yazılarını o kadar tekdüze yazmaya başlamış ki, neredeyse aynı senaryolara sahip onlarca Türk filmini arka arkaya izlemek gibiydi kitaplarını okumak. Bütün kahramanlar karikatürize idi; kimi iyilik timsali, kimi kötülüğün ayaklanmış hali. Griler çoktan silinmeye başlamış, devir inanılmaz bir şekilde tektipleşen insanlardan oluşmaktaydı. Hal böyle olunca Sokaklardan Bir Kız ile Orhan Kemal devrini, mümkün olursa, uzun yıllar için kapatmaya karar verdim. Aşk Zamanı’nı anlatmam gerekirken neden mi Orhan Kemal’e sardırdım? Henüz ikinci kitabını okumama rağmen Necib Mahfuz’un da böyle bir yol izlediğine dair sevimsiz hisler oluştu zihnimde de ondan. Kahire, kapalı sokaklar, dedikodular, sokakların sivrilen tipleri, onları anlatan dış ses, kabuğunu kırıp sokaktan dışarıya kaçmayı başaran kahramanlar, diğer sokaklarda onları bekleyen sefih bir hayat. Sonları ortak değildi, evet. Ama giriş ve gelişme bölümleri aynı taslaktan yürütülmüş gibiydi.

Bir yazarın pek çok kitabını arka arkaya dizip okumak gibi bir merakım olduğundan şu duruma rastladığım her seferinde yüzüm buruşuyor. Kendini tekrar etmekten fersah fersah uzak o kadar çok yazara denk geldim ki, özellikle de Nobel ile taçlandırılmış bir yazarda böyle bir şeye denk gelmek… Tamam soğumayacağım hemen, birkaç kitapla daha devam edeceğim bu yolculuğa, çok rahat okunuyor zaten kitapları. Ama pekişirse bu olumsuz düşüncelerim ne yazık ki Orhan Kemal’in gittiği yerde bulacak Necib Mahfuz kendini.

Kitap mı?.. Küçücük zaten, 130 sayfa sadece. Bir gecede bitirilebilecek kadar sade, akıp giden bir dili var. Mekan yine Kahire, yine arka sokaklar, küçük yaşamlar, yoldan çıkış… Nobel vasıtasıyla dünyanın tanıştığı bir yazar ya hani Necib Mahfuz; İslamiyetin yabancısı memleketlerde, anlattığı dünya şaşkınlıkla karşılanmış olabilir, bu nedenle çok etkileyici bulunmuştur belki. Ancak bu aciz okurun gözü bir yenilik algılamadı tanıttığı dünyaya dair, derinliği de yoktu üstelik. Tiyatrolarda cesaretini sergileyen kadının sonu bile parmağını gözüme sokar gibiydi. Bilemedim. Hoşnutsuzum fena halde.

Latest Comments
  1. acemi blogger |
  2. Bir Kadın |

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  Sitede yayınlanan tüm yazılar özgündür. @2009-2016 Başa Dön ↑