Arkadaşlıktaki Saadete Dair / Wilhelm Schmid

arkadasliktaki saadete dair wilhelm schmid instagramArkadaşlıktaki Saadete Dair, Wilhelm Schmid’in İletişim Yayınları’ndan çıkan kitabı. Ben ilk baskısını (2015) okudum. Çeviri Tanıl Bora’ya ait.

Yaş, içinde bulunulan dönem ve şartlar arkadaşlığa bakış açımı değiştiriyor, geliştiriyor ve olgunlaştırıyor. Bir arkadaştan ne beklediğimi yahut ne yapmasını istemediğimi artık gayet net biliyorum. Seriyi okumaya karar verdiğimde, Arkadaşlıktaki Saadete Dair’e öncelik vermem bundandır. Wilhelm Schmid’in tespitleri de benim düşündüklerim ve hissetiklerimle aynı doğrultuda mı acaba diye merak etmiştim, sonuç gayet tatmin edici oldu, zira bazı cümlelerini yazıya ya da sese dökmemiş olsam da kafamın içinde çoktan seslendirmiştim.

Modern insanların o kadar çok sevdiği özgürlük, herkesin her an birbirinden azat olabilmesinin teşkil ettiği olumsuz biçimiyle yoktur artık yalnızca. Özgürlüğün, yaşamla birlikte başetmek üzere kendiliğinden birbirine yaklaşmaya ve yan yana durmaya dayanan olumlu biçiminin de gittikçe daha fazla keşfedilmesi gerek. Arkadaşlık özgürce seçilmiş ilişkidir en yalın haliyle, insanlar arasındaki ilişkilerin nasıl biçimlendirileceğini ve güzel biçimlendirilebileceğini, arkadaşlık içinde öğrenir ve tecrübe edersiniz. Bunun ne kadar zor olabileceğini ve bu zorluklara rağmen, her nevi münasebetsiz bencilliğin kendiliğinden göreceleştiği yaşama biçimlerinin bulunabileceğini de, bu ilişkinin içinde kavrayabilirsiniz. 

Aşktan yahut romantik ilişkilerden, o ilişkiler içinde tesis edilmeye çalışılan hükmetme çabasından işte burada ayrılıyor arkadaşlık. Sevgilinin bencillik olarak algıladığını, arkadaş birey olarak varolma çabası şeklinde görüyor ve bunu kendi varlığına tehdit algılamıyor.

Mutluluk, arkadaşın dışarıdan bana yönelmiş bakışıdır. Beni nasıl gördüğünü bütün içtenliğiyle dile getirir ve bu bakış bana damgasını vurur, böylece ben de kendime dışarıdan bakabiliyor gibi olurum. O bakış olmadan, iç algılarımın ve düşüncelerimin çemberi içinde katılaşmanın ayartısına kapılabilirim. Arkadaş, yaşamımdaki büyük evreleri uzun aralıklarla görür ve ‘seyahatimde’ nereye doğru yol aldığıma dair kanaatini söyleyebilir bana. Ufkum daraldığında onu genişletir, benim göz önüne almadığım düşünceleri, bakış açılarını sunar bana. Hayırhah fakat uyanık dikkatiyle, kendi benliğimin aslî noktalarını korumama, böylece iç tutarlılığımı ve kendime ilişkin anlam duygumu muhafaza etmeme yardımcı olur. 

Bu, benim nazarımda iyi bir arkadaşın gerçek tanımıdır. İç tutarlılığı korumaya yönelik bir erken önlem mekanizması. Türlü türlü gerekçelerle yolumuzdan saparız hepimiz, bazen yeni girdiğimiz yollar öyle dolambaçlı ve karanlık olur ki asıl yolumuza dönmekte güçlük çekeriz. Saplandığımız bataklıkta bir ele ihtiyaç duyarız kendi kendimize debelenip durmaktansa. Böyle durumlarda uzanan el, yola tutulan fener, eleştiri bombardımanına maruz kalmadan olabilecek en sağlıklı şekilde oradan kurtulmamız için bizi yönlendiren insandır arkadaş.

Wilhelm Schmid’in bu serisine Faruk Duman tavsiyesi ile başladım ancak devamını getiremeyeceğim zira çevirisinden çok rahatsızım. Tanıl Bora’nın işi olduğu için bunu söylerken biraz tereddütteyim ancak bazı cümleler öyle zorlama bir şekilde aktarılmıştı ki Türkçeye, okurken içerikten soğudum. Burada paylaştığım kimi cümlelerde de ufak bir ipucu verdim zaten. Uyduruk kelimelerle gerçekten problemim var, bütün okuma zevkimi alıp götürüyor. Serinin referansı sağlamdı, ancak devamını getirecek enerjiyi ilk kitapla tükettim.

Comments
  1. Eurydike |

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  Sitede yayınlanan tüm yazılar özgündür. @2009-2016 Başa Dön ↑