(500) Days of Summer

(500) Days of Summer, 2009 yapımı.

Filmin güzelim adı çeviriye kurban gitmiş yine. Summer, hikayemizin kahramanlarından biri. Film de aşkın 500 gününü değil, hikayenin diğer kahramanı Tom’un Summer karşısında düştüğü hallerin 500 gününü anlatıyor. “Adam kızla tanışır, adam aşık olur, kız olmaz.” hikayesini bu bir aşk hikayesi değil, aşkın hikayesi diye bağlamışlar. (Bu girizgah bana 2004 yapımı My Summer of Love‘ı hatırlattı nedense. Ne leziz bir filmdi!)

Zoey Deschanel enteresan bir yaratık, mavi yuvarlacık gözleriyle onu kendinize yakın hissetmemek elde değil. Filmde kullandığı muhteşem saç kesiminin de üstümdekini etkisini yadsıyamam tabi ki. Başta gayet dürüst davranıyor Tom’a, diyor ki, tamam birlikte olalım ama ben “ilişki” yaşamak istemiyorum. Sözlükler şaşırdı değil mi? Yani gezelim, tozalım, sevişelim, yemek yiyelim, sinemaya gidelim, parkta saatlerce oturalım ama senin annen, baban ve arkadaşlarınla sevgili sıfatıyla tanıştırılmayayım, sen bana sahipmiş gibi davranma, hesap sorma, sadece beni rahat bırak, hissettiklerimi didikleme ki senin istediğine benzer bir şey hissetme ihtimalim varsa doğmadan ölmesin. Kendi içinde gayet tutarlı davrandı üstelik Summer. Ne hissediyorsa onu yaptı, elini tutmak istiyorsa tuttu, yanında olmak istiyorsa oldu, pek çok şeyi birlikte yaptılar ve ikisi de mutlu oldu. Ama Tom’u “aşk” denen şey değil, “sahip” olma güdüsü zehirledi ve koptular.

Filmin kurgusu çok zevkli. 500 günlük bir sayacın bir başındasınız, bir ortasında, bir sonunda. Bir gün müzikal tadında bir Tom’la karşılaşıyorsunuz, bir gün hayattan bezmiş olanıyla. Tom çirkinin önde gideni ama giydiklerini çok sevdiğimi söylemeden geçemeyeceğim. Dar kesim kumaş pantolonlar, dar kesim gömlekler, süveter ve ince kravatlar. Summer da mükemmel giyiniyordu, ofiste giydiği yüksek belli pantolona ve sanırım İkea sahnelerinde giydiği içini gösteren o beyaz elbiseye içim gitti. Çok zarif bi hatunsun be Zoey. (Bu arada İkea’ya “Aykea” demek ne zor yahu.)

Caddebostan’daki AFM‘de seyrettim. Güzel sinema. Ve güzel havalarda herkes dışarda olduğu için kalabalıktan boğulmadan film izlenebiliyor.

Filmde eğlendim. İçtiğim suyun genzime kaçmasına sebep olan bir sahnesi bile vardı.
Ofiste Tom, Summer okulda ona “mükemmel eş Tom Hansen” dediklerini söyledikten sonra Summer’ın verdiği cevapla benim yaptığımın aynını yaptı: “they call me anal girl”.
Sonra da ekledi, çok düzenli ve tertipliydim de.

Imdb’de ilk 250’ye girdi film. Ben de 8/10 veriyorum.

Etiketler:,

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  Sitede yayınlanan tüm yazılar özgündür. @2009-2016 Başa Dön ↑