1Q84 / Haruki Murakami

1Q84, Haruki Murakami’nin an itibariyle okuyup bitirdiğim son kitabı.

Öncelikle gereksiz tafsilatı ve yinelemeleri nedeniyle kitabı sündürüp sakıza çeviren Murakami’yi, sonrasında da 1141 gramlık bu kitabı (kanıtım var, belgelerim!) tek cilt halinde basarak insanlığa ve dahası bana eziyet eden Doğan Kitap’ı kınıyorum.

1256 sayfalık 1Q84, kolaylıkla (ki adına sadeleştirme deniliyor) 800 küsur sayfaya kadar düşebilirmiş. 400 sayfa kadar yazarın kendi egosunu sağaltmasını okudum, bedbahtım. Hatta bütün o yeni baştan anlatmalar bana daha önce de bahsettiğim gibi Beyaz Dizi, Pembe Dizi kitaplarını anımsatıyor. Gerizekalı mıyız biz? Neden her iki bölümde bir bazı şeyleri yeniden ve yeniden anlatıyorsun Murakami amca?

Doğan Kitap’a ise ayıp etmişsiniz diyorum sadece kibarca. Kitap denen şey çantaya sığmak içindir, yatarken okuyabilmek, dizinizin üstüne rahatça tutabilmek içindir. Ansiklopedi değil ki, lazım olunca raftan indirip bakayım, o ağırlığı kısa süreli taşıyayım. Hani bir de Ulysses filan değil ki; dili oldukça akıcı, popüler kültürün içine kolaylıkla yerleştirilebilecek bir kitap. Hani nedendir bölmeme çabası diye düşündüğümde, aklıma bir şey de gelmiyor. Yap 3 kitap, sat 20 liradan tanesi, oldu mu sana 48 yerine, 60 lira! Değer mi, kollarım ağrıdı vallahi bir haftadır!

Kitaba gelince… Gelsem iyi olacak artık. Tengo, Aomame, Fuakeri, Komatsu… Her birinin dünyasını kendi ağzından ya da yakınlardaki birinden dinliyoruz fantastik olaylar eşliğinde. O fantastik olaylar ki, açıklanmamış hali bende rahatsızlık yarattı. En azından Little People bu kadar karanlıkta kalmamalıydı.

Bir de, markalar resmi geçidi haline gelmiş bir “edebi” eser beni çok rahatsız etti. Kadın tayyör giymiyor, X markanın tayyörünü giyiyor. Araba gelmiyor, Y marka araba geliyor. Ne kadar gereksiz bir detaylandırma çabasıydı. Müzisyenler, aktörler, şarkılar tamam da… Markalar?.. Yine Beyaz Dizi geldi bak aklıma. Twilight da olur!

Murakami’ye başlamak için yanlış kitap. Cüssesi bile itici. Hele de benim gibi tekrarlardan hoşlanmayan bir okuyucu iseniz yazarın egosunu habire sıvazlamasını sinir bozucu bulup diğer kitaplarına şans tanımazsınız muhtemelen. Zemberekkuşu Güncesi’ni kaçırırsınız, ki tatlıydı. Sahilde Kafka’yı esgeçersiniz, ki yapmasanız mutlu olurum. Haşlanmış Harikalar Diyarı’na düşmezsiniz, ki çok şey kaybetmezsiniz kabul. Yaban Koyununun İzinde’yi kaçırsanız da olur. Ama yine de 1Q84’le başlamayın. Murakami okumasanız çok şey mi kaybedersiniz? Popüler kültür her zaman zehirli bir şey değil. “Yeni Dünya”ya adapte olmayı sağlıyor bazen. Sırf bu nedenle bile okunabilir. Ama…

Şu arka kapağa kanıp da okuyacaksanız benim blogumu okumasanız da olur, gerçekten.
Yazarın daha önce okuduğum kitapları olan Renksiz Tsukuru Tazaki’nin Hac Yılları, Haşlanmış Harikalar Diyarı ve Dünyanın Sonu ile Sahilde Kafka‘ya dair yazılarımı da linklerde bulabilirsiniz.
Etiketler:
Latest Comments
  1. Oklap Kütüphanesi |
  2. Bir Kadın |
  3. Leylak Dalı |
  4. Bir Kadın |
  5. Leylak Dalı |
  6. coraline |
  7. Bir Kadın |
  8. alkım |
  9. Bir Kadın |
  10. Bir Kadın |

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  Sitede yayınlanan tüm yazılar özgündür. @2009-2016 Başa Dön ↑