Acemi Kampçının Günlüğü-1 2

Çocukken “yavru kurt” oldunuz mu siz hiç? Ben oldum ve hayatımda ilk defa o zaman kamp yaptım. Mersin’deydi, onlarca çocuktuk ve çadırlarda kalmıştık. Korktuğumu, bir de çok hoşlanmadığımı anımsıyorum. Çünkü ortam pek temiz değildi ve ben çocukken bile pimpirikliydim! Sonra aradan yıllar geçti ve tekrar kamp yapma fırsatım olmadı.

Yamaha Tracer 700 ile 2 Gün 0

Güney Amerika seyahatimize zorunlu bir mola vermiş; motosikletlerimizi Bilbao, İspanya’dan gemiye yüklemiş ve Houston, Texas’a doğru yolcu etmiştik. Aradaki boşlukta da Türkiye’ye döndük; hem eksik kalan kimi hazırlıklarımızı tamamlamak, hem de Türkiye’de henüz satışa sunulmamış Yamaha’nın yeni motosikleti Tracer 700’ü denemek için. Kısıtlı zamanımız nedeniyle sadece 2 gün sürebildiğim Tracer 700’de

Ürün yorumu / Tucano Urbano Sele Minderi 8

Honda CRF 250L ile Avrupa’da 4300 km. yaptıktan sonra selesinden çok rahatsız olmasam da daha konforlu bir yol deneyimi için çözüm bulmam gerektiğine karar verdim. Herkesin bildiği sele minderi bana çok pahalı geldiği için alternatif ararken Tucano Urbano Cool Fresh sele minderini gördüm, internette ürün yorumu aradım ve her

Seyahat Günlüğü / Houston, we have a problem! 3

Motorlarımızı İspanya’dan gemiye verip biz Türkiye’ye dönmüştük hatırlarsanız. Motorlarımız Houston’a doğru yol alırken Amerika’daki gümrük konusunu araştırmaya başladık. 11 Eylül olayının ardından yürürlüğe girmiş bir kanun varmış meğer ve bu kanuna göre Amerika’ya deniz yoluyla herhangi bir mal gönderiyorsanız, malı gemiye vermeden 48 saat önce ISF (Importer Security Filing)

Seyahat Günlüğü / Honda CRF 250L ile Uzun Yol Deneyimim 17

4 Temmuz 2016’da İstanbul’dan iki motor yola çıktık ve 20 Temmuz akşamı yaklaşık 4300 km’lik yolculuktan sonra İspanya’nın kuzeyindeki Bilbao’ya vardık. Bu yolculukta bana 2013 model bir Honda CRF 250L eşlik etti ve ufaklık Bilbao’da gemiye binerek Amerika’ya doğru yola çıktı. Yola çıktığımızda 11.884 km’de idi ve ben (sanırım)

Seyahat Günlüğü / Hoşça Kal Bilbao! 2

Çarşamba akşamı geldiğimiz Bilbao’dan merhaba. Bu kadar kalmayı biz bile planlamıyorduk ama şehrin bizden çekeceği varmış meğer! Bir önceki yazı ile bugün arasında ülkemde neler oldu, neler… Ailemle telefonda konuştukça Sessizlik ve Gürültü geldi aklıma. Bugünlerde kesinlikle okunması gereken kitaplardan, okuyunca tam olarak neyi kastettiğimi anlayacaksınız. Biz buralarda ne

Seyahat Günlüğü / Slovenya, Como Gölü… 6

Yine yemyeşil bir kamp alanında, sandalyeye tünemiş vaziyette yazıyorum. Şu anda Fransa sınırına 20 km uzaklıkta, Chianocco’dayız. Dora Riparia adlı ırmağa çok yakın bir kamp noktasındayız. Burayı yine yanlışlıkla bulduk! Dün akşam bugün kalacağımız yeri Google Maps üzerinde ararken No Tav Camping adında bir yer keşfettik. Sabah Como Gölü’nden çıkıp

Seyahat Günlüğü / İlk haftanın ardından… 3

1 haftayı ardımızda bırakmışız bu gece itibariyle. Pazartesi sabahı alarmı kurup saat 7’de yola çıksak ne güzel olur diyip ilk günün hevesiyle 325 km yol yapmıştım. Ertesi gün de aynı mutlulukla 330 km yaptım, o oldu zaten, bir daha yapamadım. Hala adapte olmaya çalışıyorum. Yol değil ama sıcak çok

Seyahat Günlüğü / Karadağ’a yeniden gelmek üzere veda ettik 1

Ohrid’den yola çıkıp Arnavutluk’u bir günde hızlıca geçerek Karadağ’a girdik. Hani denir ya, deriiin bir nefes aldım diye, hah işte Karadağ sınırından girdiğimiz anda ben derin bir nefes aldım. Bugüne kadar gördüğüm en kötü trafik İstanbul’daydı. Fakat Arnavutluk şoförleri İstanbul şoförlerine bile rahmet okutur! 90’la giderken karşı şeritte araba

Seyahat Günlüğü / Ohrid, sen ne güzelsin! 8

İlk 3 günün ardından dinlenmek ve gezmek için kendimize 1 gün ayırmaya karar verdik ve şimdi Ohrid’de, gölün kenarındayız. Güzel şehir. Akşamüstü geldiğimizde hala sıcaktı ama güneş batar batmaz 20 derecenin altına düştü. Yola çıktığımızdan beri sıcaktan bayıldığım için çok mutlu oldum. Yunanistan’daki kaymak gibi yollardan sonra Makedonya’ya girer

Seyahat Günlüğü / Bekle Bizi Avrupa! 6

CRF250L ile daha önce taş çatlasa 1000 km’lik bir deneyimim var. Onun bir kısmını da bir haftasonu kampında yapmıştım zaten. Olumlu/olumsuz yanlarını yolda tecrübe ediyorum bu nedenle. İlk günkü en fena deneyimim sol dizimin iç tarafının yanması oldu. Sanırım radyatörün fanı denk geliyor oraya, zaten yol boyunca beni sık

Seyahat Günlüğü / Güney Amerika Seyahati Hazırlığı 4

Zaman zaman yazıların arasında belirttiğim bir seyahat var. İşte o seyahate çok az zaman kala, her ne kadar okumaya devam etsem de yazmak konusunda çok başarılı olamadığım belli oluyordur. Çalakalem yazılar paylaşmak istemediğim için sadece okuyor ve homurdanmalarımı genelde kendime saklıyorum şu sıra. Ancak blogu boşlamak beni mutlu etmediği

8. Kadıköy Kitap Günleri 0

Haydarpaşa’ya yolunuz düşmüyorsa uzun süredir, güzel bir fırsat bu. Pek çok yayınevine de ev sahipliği yaparken gar, anıları tazelemek için yarın siz de Kadıköy Belediyesi ve Kadıköy Gönüllüleri’nin düzenlediği etkinliği son gününde ziyaret edebilirsiniz. Ezilme tehlikesi geçirirseniz, kalabalıktan standlara yaklaşamazsanız şikayetlerini buraya bırakabilir, memnuniyetinizi yayınevlerine iletebilirsiniz. Malum ilkiyle ilgilenmezler

Freecycle, Atmaver ve benzerleri üzerine… Sakın verme, sende kalsın! 0

Aşağıdaki yazıyı Freecycle başlığı altında 27 Ocak 2015’te yazmıştım ve blogun en çok görüntülenen yazılarından biri olmuştu. Yaşadığım yeni tecrübe, yazdığım şeyin aksi niteliğinde olduğu için güncellemeyi gerekli gördüm. Yazıda bahsi geçen kalabalık grubun adı artık Freecycle değil, Atmaver. Freecycle ve Atmaver vasıtasıyla evde kullanmadığım ve maddi değeri olan/olmayan

Kurban, Küçümseme, Azgın Mevsimler 0

Kurban, Leonid Andreyev’in Helikopter Yayınları’ndan çıkan kitabı. Ben ilk baskısını (Ocak 2016) okudum. Çeviri Hazal Yalın’a ait. Yazarın daha önce Yedi Asılmışların Hikayesi ve Şeytan’ın Günlüğü adlı iki eserini okumuştum. İlkinde yayınevinden kaynaklanan sorunlar hariç alnımın ortasından vurulmuş gibi hissetmiştim, ikincisinin de 2015’te okuduğum en iyi kitaplardan biri olduğunu

Doppler / Erlend Loe 0

Doppler, Erlend Loe’nin YKY’den çıkan kitabı. Ben 2. baskısını (Mart 2016) okudum. Çeviri Dilek Başak Carelius’a ait. Doppler’in çok güzel bir kapağı var, kapak tasarımı Nahide Dikel’e aitmiş, ellerine sağlık. Kitap önce kapağıyla, sonra pek çok yerde gördüğüm yorumlarla dikkatimi çekti. Konusuna dair fikir sahibi de olunca okumak istedim,

Yokluğumda çok kitap okudun mu? 2

Okudum elbette blogum, okumaz mıyım! Ancak uzun süreli bir seyahat, başka çok daha uzun süreli bir seyahatin hazırlığı, kimi ailevi meseleler (sorun olanından değil) araya girince okuduğum kitapları yazmak ve yazmadan önceki bütün o hazırlık imkansız hale geldi. Bir süre daha eski düzenimi oturtamayacağımı fark edince de halihazırda okuduklarımdan

Dünyanın Leşleri / Suat Duman 0

Dünyanın Leşleri, Suat Duman’ın Alakarga’dan çıkan kitabı. Ben ilk baskısını (Aralık 2015) okudum. Nina’nın kollarında ölene dek kürek cezası çekmeye hazırdım.  Eyvah dedim, bir bitirim ağızlı daha döküldü yine bir kitaptan. Birazdan tek harfle adını da anarız, K olur, Z olur; son dönem Türkçe edebiyat klişelerinden yola çıkıp kendisini

Eşekarısı Fabrikası / Iain Banks 0

Eşekarısı Fabrikası, Iain Banks’in Koridor Yayıncılık’tan çıkan kitabı. Ben ilk baskısını (2015) okudum. Çeviri Zübeyde Abat’a ait. Öyle kitaplar var ki takipçileri yıllarca onları arıyor, tükenen baskılardan mutsuz bir vaziyette kitabı fahiş fiyatlara satan sahafların ellerine düşüyorlar. Sonra bir yayınevi güneş gibi doğuyor ve kitabı uzun zamandır bekleyen onlarca

Şubat 2016’da ne izliyorum/izledim? 1

Inside Out: 2015 yapımı. Çok eğlenceli bir animasyon. Uzun zamandır animasyon izlemiyordum, açılışı güzel bir örneğiyle yaptığım için mutluyum. Tam olarak hangi yaş grubuna hitap ettiğini kestiremiyorum ancak önce siz izlerseniz çocuğunuza izlettiğinizde etkileneceği, bir şeyler öğreneceği ve mutlu olacağı bir sinema deneyimi yaşatabileceğinizi (bir gün bunu cümle içinde
  Sitede yayınlanan tüm yazılar özgündür. @2009-2016 Başa Dön ↑